Fıkralar   |   İlginç Sorular   |   Duymadık Demeyin   |   Cahil Tüketici   |   Eğitsel Oyunlar   |   İlginç Videolar


FIKRALAR



Temel her gece yatarken başucuna iki bardak koyarmış.Birisi su dolu diğeri ise boş. Bir gece, iki gece derken Temel'in oda arkadaşı Dursun dayanamayıp sormuş:
-Ula Temel, ne edisin sen, her gece bu pardaklarla?
Temel cevap vermiş:
-Akşamları uyandığımda bazen canım su içmek istii bazen istemiiii...''
 

Trafik polisi Cemal'in kullandığı aracı durdurur ve gülerek müjdeyi verir:
- Sizi tebrik ederim beyefendi, bugünkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz, bu yüzden size 500 milyon lira ödül vereceğiz. Bu parayla ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Cemal cevap vermiş:
-Hemen cidip bir ehliyet alacağım...
Polis "senin ehliyetin yok mu?" demeye kalmadan yandan Fadime söze girmiş:
- Ona bakmayın Memur Bey, içince sapitiy.
Polis iyice sinirlenmeye başlamış, tam bu arada arka koltukta oturan Dursun atlamış:
-Ula ben size demedim mi çalıntı arabayla yola çıkmayalım , başımıza bir iş gelir diye.
Trafik polisi iyice zıvanadan çıkmak üzereymiş ki bagajdan İdris'in sesi gelmiş:
- Ne oldu uşaklar geçtik mi sınırı?
 

Bir gün Temel eşeğiyle köyüne dönerken yolda gördüğü elma bahçesindeki elmalardan tatmak ister. Bahçeye girer ve eşeğin üstünde kolayca eriştiği elmalarla bir güzel karnını doyurur. Tam ayrılacağı sırada bahçe sahibi ikisini de görür ve yakalar. Önce bir güzel eşeği döver, ardından da Temel'i pataklar.Dayaktan sonra dayanamayan Temel sorar:
-Tamam dövdün, anladık da pir şey sormak isteyrum!
-sor bakalım
-Neden önce beni değil de eşeği dövdün?
-Seni önce dövseydim eşek kaçardı da ondan.
 

Bir matematikçi ve fizikçi fakültenin dinlenme salonun da oturup kahvelerini yudumlarken bakarlar ki kahve makinesi tutuşmuş, fizikçi hemen koşarak eline aldığı kovayı doldurarak ateşi söndürür. İkinci gün olacak ya aynı olay tekrar vuku bulur. Bunun üzerine matematikçi koşar kovayı alır getirir ve fizikçinin eline tutuşturarak problemi daha önce çözümlenmiş olanına indirger.
 

Bir mühendis ,bir fizikçi ve bir matematikçi İskoçya'da trenin penceresinden bakarken siyah bir koyun görürler, mühendis hemen atılır; İskoçya'daki bütün koyunlar siyah der. Fizikçi söze karışır İskoçya'daki bazı koyunlar siyah diyerek. Ve matematikçi son noktayı koyar İskoçya'da en az bir tarafı siyah olan en az bir tane koyun vardır.
 

Karadenizli Temel ile Adanalı Birol birlikte tatile çıkarlar. Fethiye'de, Kelebekler Vadisi'nde çadır kurarlar. Tatillerinin ikinci günün akşamı güzel bir yemek yiyip bir sise de şarabı devirdikten sonra uykuya dalarlar. Bir kaç saat sonra Birol uyanır ve Temel'i de dürtükleyip uyandırır. Temel uyku sersemidir:
-Ne oldu? Ne istisun?
-Temelciğim. Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.
Temel gökyüzüne bakar ve cevap verir:
-Ha punun içun mu uyandirdun benu? Paktum işte. Milyonlarca yilduz görirum...Işil işil parliyan milyonlarca yilduz...
Birol tekrar sorar:
-Peki, bu sana neyi gösteriyor?
Artık iyice uykusu kaçan Temel biraz düşünür ve filozofça cevap verir:
-Teolojik olarak Tanrunun kudretinu ve kendu acizliğimizu corirum. Felsefi olarak, evrenun sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimuzu corirum.Astironomik olarak galaksilerun, yılduzlarun, gezegenlerun varlığını corirum. Meteorolojik olarak pucun havanun çok güzel olacağınu corirum. Yılduzlarun konumuna bakarak da gecenun körü ve saatin 3 olduğunu, penu lüzumsuz yere uyandırduğunu coruyorum...niye sordun punu pana? Ha sana neyi costerur?
Birol cevaplar:
-Uyan artık, çadırımızı çalmışlar.
 

Temel ile Dursun Amerika'ya gitmişler. Hava alanında Dursun çantalarla ilgilenirken Temel de etrafı geziniyormuş.. Bakmış bir kola makinesi, başlamış para atmaya. Bu sırada işi biten Dursun bir bakmış ki Temel kola makinesine para atıp kola alıyor. Etrafında yüzlerce kola kutusu. Hemen koşmuş yanına:
- Na'pıyosun!! demeye kalmamış, Temel basmış cevabı:
- Karışma bugün şansım çok iyi.
 

Temel bir gün tren kullanırken treni devirmiş, 400 kişi ölmüş.Amiri sormuş:
-Oğlum nasıl oldu bu kaza?
-Tren yayına bir adam çıktı, onun yüzünden oldu amirim.
-Ezseydin o adamı 400 kişi ölmeseydi.
-Ben de öyle düşündüm, adam raydan çıkınca onu ezmeye çalışırken tren devrildi.
 

Zamanın en büyük mafya babası çok ağır bir suçtan yargılanmakta ve idamı istenmektedir.
Juri üyelerinin arasında Temel de vardır. Babanın adamları mahkemeden önce Temel'i bir kenara çekerler ve şöyle derler:
-Temel ne yap et babanın idam kararını muebbete çevir, yoksa bu senin sonun olur.
Dava başlar, günlerce devam eder ve nihayet jüri üyeleri karar vermek üzere odalarına geçerler.
Aradan uzun bir süre geçtikten sonra jüri geri gelir ve kararını okur:
-Muebbet hapis!
Bunu duyan babanın adamları ne yapacaklarını şaşırır, doğru Temel'e gidip:
-Aferin Temel, şimdi gözümüze girdin. İyi güzel de bu işi nasıl başardın.
-Sormayın uşaklar. Herkes beraat diye tutturdu. Muebbete çevirene kadar akla karayı seçtim.
 

Temel ölmüş,cehenneme gitmiş, sille tokat karşılamışlar. Temel buna fena halde bozulmuş:
-Böyle yaparsınız hiç kimse bir daha buraya gelmez!
 

İlkokulda, matematik dersinde öğretmen üçgenin alanını, çocuklara şu şekilde öğretmiş: Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşişinin vuruşumunun ikiye bölümüdür. Çocuk bunu güzelce ezberlemiş. Akşam babası evde sormuş:
- Bu gün okulda ne öğrendiniz?
- Matematik dersinde, bir üç kenarlının alanını öğrendik babacığım.
- Ya öyle mi, peki nasıl öğrendiniz?
- Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşişinin vuruşumunun, ikiye bölümüdür.
- Yavrum, yanlış öğretmişler size. Doğrusu : Bir üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir. O sırada, bir yandan gazetesini okuyan, bir yandan da torunuyla oğlunun konuşmasını dinleyen dede, dayanamayıp söze girmiş :
- İkinizin de tanımı yanlış! Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi, kaidesiyle irtifaının hasıl-ı darpının nısfına müsavidir.
 

Bir mühendis ,bir fizikçi ve bir matematikçi bir oteldedir. Derken mühendis burnuna gelen duman kokusuyla uyanır,hole çıkar ,bir de bakar ki bir yangın var. Eline geçirdiği bir kovaya su doldurarak yangını söndürmeye çalışır. Daha sonra fizikçi uyanır,aynı yangını görür ve yangın hortumunu bulur ve başlar hesap yapmaya; su basıncı, alevin şiddeti, aradaki mesafe falan derken hesaplara göre minimum miktarda suyla ve minimum enerjiyle yangını söndürür (ikinci versiyon yaptığı hesaplara göre yangının sönmeyeceği ortaya çıkar ve yatağına geri döner) Daha sonra matematikçi kalkar kokunun etkisiyle ve hole koşar bir de baksın yangın var. Derken çözüm aramaya koyulur. Derken yangın hortumunu bulur ve "çözümü buldum" diye bağırarak yatağına geri döner.
 

Emel ÖSS sınavına girmiş.Her soru için yazı-tura atarak cevapları işaretlemiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş. Temel hala yazı tura atıyor. Öğretmen gelmiş başına dikilmiş:
-Evladım her soruya yazı-tura atıyorsun, hala bitiremedin mi?
-Hocam bir saat önce bitirdim. Şimdi cevaplarını kontrol ediyorum.
 

Öğrencinin biri sınavda soruları yanıtlamak için zar atıyormuş. 1 gelirse A, 2 gelirse B... 5 gelirse E vs...6 geldiği zaman tekrar zar atıyormuş. Bir atmış 6 gelmiş, bir daha atmış yine 6 gelmiş, birkaç defa daha atmış yine 6 gelince:
- Bu soru çok zor bu soruyu geçiyim.
 
Bu site en iyi, en az 1024 x 768 çözünürlük ve IE 7.0 ve üst versiyonları ile görüntülenebilir.
Kullandığınız web tarayıcı sitemizi düzgün göstermiyorsa; güvenlik ve performans için, tarayıcınızı Internet Explorer 7 yada 8'e yükseltmeli veya Mozilla Firefox yüklemelisiniz.
 

 

Internet Explorer 6 veya alt sürüm kullanmaktasınız.

Kullandığınız web tarayıcı sitemizi düzgün gösterememektedir.

Bu nedenle güvenlik ve performans için tarayıcınızı İnternet Explorer 7 yada 8'e yükseltmeli veya Mozilla Firefox yüklemelisiniz

Nasıl yükseltme yapacaksınız?

Lütfen verilen linkten İnternet Explorer 8 i indirin. Internet Explorer 8 indirme linki.

Lütfen verilen linkten Mozilla Firefox u indirin. Firefox indirme sayfası.